Merhum Defne'yi ayıplamak, ahlak bekçiliği yapmak Hıncal Dede’ye kalmış, vah halimize..
Sırf farklı çıkışla adını duyurmak için ölü eti yemeye gerek yoktu Hıncal Dede... Mankenlerle az adını duymadık, fotolar görmedik, onları yemeye devam etmelisin bence..
Ve yazıyı ''aykırı bakış'' diye paylaşan Zaman Gazetesi, bir kere de şaşırt beni..
Su testisi demiş bir de, kendisini de görmeyeydik o su yolunda, midemiz bu kadar bulanmayacaktı..
Evli kadının bekar adamın evinde işi neymiş vay be ne tespit yapmış..kırk yıl düşünsek aklımıza gelmezdi, hele ki olayın yanlışlığı.. iyi ki varsın Hıncal Dede, yoksa yanlışı doğruyu nasıl ayırt edecektik bu acı günde? Tüm medya ikiyüzlü sense yüz akısın, harika süpper bi iş yaptın bu merhumenin hiç kimsenin aklının ucundan geçmeyen vahim yanlışlarının altını çizmekle, yoksa hepimiz kocamızı evde bırakıp koşacaktık dışarı.
Kimine göre hataları kınayanı kınıyorum bu yorumumla. Fakat mesele o kadar basit değil. Benim dinim de vicdanım da bana şunları öğütlüyor;
- Birinin bir şeyini gördün mü üstünü kapatacaksın
- ''Bir şeyi kınayan kınadığı şeyi yaşamadan ölmez'' (demek ki kınamak o kadar kötü)
- Bir şeyi kınamak için önce kendine bakacaksın(riyakar olmamak adına)
- Ölenin ardından konuşmayacaksın.
Pek muhterem efendinin iddia ettiğinin aksine, kimsenin kimseyi rol model falan yaptığı yok, her ünlünün vefatında olduğu gibi az biraz badem gözlü olma durumu var ama bu, bu kadar ağır eleştirilecek ve rol model gösteriliyor iddiasını destekleyecek bir şey değil, her zaman yapılan şey bu.
Ve bir hata varsa, ibret alınsın diye kimsenin bir şeylerin altını çizmesine gerek yok.
ÖLÜM BAŞLI BAŞINA BİR İBRETTİR.
‘‘Kim ki birine bakıp helak oldu derse bilsin ki kendisi helak olmuştur.’’
Bir adam önceki gün vefat eden birin mezarının önünden geçerken aklından geçirmiş,
(birine söylemiş yazmış vs demiyorum, sadece aklından geçirmiş)
''sabah akşam içerdi acaba nasıl hesap verecek şimdi'' diye ve o an suratına bir tokat inmiş nereden geldiği belirsiz. hemen orada pişman olmuş. Bu benim birinci ağızdan duyduğum bir olay.
Gelenekse, inançsa, kültürse, ekolse, anlayışsa böyle bir anlayıştan geliyoruz.
Eğer mesele toplumdaki/insanlardaki eksikleri, yanlışları, ahlaki çözülmeyi düzgün bir üslupla, efektif şekilde eleştirmekse yapılacak olan basit,
1- Önce kendini düzelteceksin, lafla değil davranışla SEN! ''rol model'' olacaksın.
2- Kişiler üzerinden değil olgular üstünden tartışacaksın
3- Kimseyi rencide etmeyeceksin, insanlık onuruna ve kutsiyetine saygı duyacaksın
4- Eleştirinin dozunu, yerini, zamanını iyi ayarlayacaksın.
Niyetiniz salihse, başta kendiniz olmak üzere yaşayanların hataları ile uğraşırsınız.
Vefat bu zamanlardan biri değil. Yeri değil, zamanı değil.
Hele ki siz hayattayken, birileri hayattayken su yoluyla ilgili hiç bir şikayetiniz kayda geçmedi ise.. Susunuz..
:/ yine midem bulanmaya başladı..
0 yorum:
Yorum Gönder